Ben Çocuğum!!!

Ben çocuğum, benim de haklarım var!

Ya sokak çocuklarının, onların da hakları yok mudur? Elbette her çocuğun çocukça yaşama hakkı var. Çocukça oyun oynama, en güzel kitapları okuma ve daha birçok şeyi yapma hakkına sahiptir çocuklar. Çünkü biz çocuklar için, çok büyük ve zorluklarla dolu bu dünya. Büyüklerimiz olmasa, yol gösteren ve bizi binbir fedakârlıklarla büyüten anne–babalarımız olmasa, dünya hayatımız zindanlar kadar karanlık olurdu. Bu gerçeği büyüklerimiz de bildiği için olmalı, İnsan Hakları Beyannamesi’ni imzaladıktan sonra, bir de Çocuk Hakları Beyannamesi’ne imza atmışlardır.

Çocuk Hakları Beyannamesi, ‘dünyadaki her çocuk için hiç bir ayrım gözetmeden’ uygulanmak üzere ortaya çıkıyor. Özetle şu haklar var beyannamede:

– İyi bir eğitim.

– Sağlıklı ve güzel yaşama.

– Her türlü kötülükten ve istismardan korunma hakkı.

– Bir isim ve milliyet sahibi olma.

– Anne sevgisinden ve sevgiden mahrum bırakılmama.

Bu haklar, birçok ülkenin altında imzası bulunan ve uygulaması gereken iyi dilekler sadece. Öyle ki, çoğu zaman yalnızca kâğıt üzerinde kalıvermiş... Aslında bu kâğıt parçasına yazılmış haklardan çok daha önce, biz çocukların hayatı güzel yaşama, helal rızık yeme, terbiye edilme, ilim öğrenme, Kur’an kitabını –kainat kitabını okuma, oyun oynama, yazı yazma gibi birçok hakları var sırada. Oysa, bütün bu haklara rağmen, dünyanın birçok yerinde çocuklar hâlâ ucuz işçi olarak, zor şartlarda, köle gibi çalıştırılıyorlar. Henüz okuma–yazma bilmeyen milyonlarca çocuk var. Sabahları aç uyanan ve geceleri aç uyuyan milyonlarca çocuk... Sokaklarda yaşamaya itilmiş, sevgiden ve merhametten yoksun, dünyanın en kötü şeylerine maruz bırakılmış çocuklar...

Ve büyüklerimiz, kendilerini dünyanın ve ülkelerin efendileri görenler rahat rahat uyuyabiliyorlar geceleri. Nasıl mı uyuyorlar dersiniz? Tabii ki gözlerini ve gönüllerini kapatarak. Öyle olmasaydı hâlâ şehirlerimizde açlıkla, soğuklarla, uyuşturucuyla boğuşan ve geceleri ansızın sokak ortalarında ölen çocuklar, şimdi evlerinde olacaklardı. Evlerimiz ise, Cennet’ten bir mekan gibi huzurlu, sevgiden bir okul gibi ilim dağıtan, merhametten kurulmuş bir hastane gibi şifa veren yerler olacaktı. Sokaklarsa, sokak çocuklarının, o evsiz–yurtsuz çocukların serçe parmaklarının bile incinmeyeceği oyun bahçelerinden bir bahçe gibi gelecekti insanlara.

Peki bütün bunlar yalnızca bir hayal midir? Evlerimizi, sokaklarımızı, mahallelerimizi, şehirlerimizi, ülkelerimizi Cennet köşelerinden bir köşe haline getiremez miyiz? Ve her çocuğun, çocuk gibi yaşadığı bir dünya kuramaz mıyız? Ne dersiniz çocuklar? Yarın büyüyecek değil miyiz! Yarın bizim için, büyüyünce çocukluğumuzu asla unutmayacağımız ve sokaklarımızda yaşayanların bile huzurlu olacağı bir dünya kurmak için her şey elimizin altında olmayacak mı!. Evet, biz de büyüyeceğiz nasılsa bir gün.

Selim Eren / İstanbul

02.02.2002

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !